Şu konumuzda belirttiğim wolframın Türkçe Writing system (yazım sistemi) bölümünü değiştirdiğini gördüm..
Sevindim..

Şu konumuzda belirttiğim wolframın Türkçe Writing system (yazım sistemi) bölümünü değiştirdiğini gördüm..
Sevindim..

Org. Eruygur’un görevde olduğu dönemde harcanan örtülü ödenek ile ilgili ifade veren paşa, Karun gibi konuştu. Korgeneral Kılınç, hesabı verilemeyen 7.5 trilyon için, “mercimek tanesi” ifadesini kullandı.
Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde örtülü ödenekten nereye harcandığı tespit edilemeyen 7.5 trilyonla ilgili soruşturma sürerken, kamuoyunda ve basında bu konuda ilginç tartışmalar da yapılıyor. Ergenekon çevreleri paranın küçük bir miktar olduğunu iddia etmelerine rağmen, bu miktarın nereye harcandığına herhangi bir izah getiremiyorlar. Öte yandan örtülü ödenekten kullanılan parayla ilgili çok ilginç hesaplar da yapılmaya başlandı.
KORGENERALE GÖRE MERCİMEK KADAR BİR PARA
Emekli Org. Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde örtülü ödenekten harcanan 7.5 milyon, yani eski parayla 7.5 trilyon liranın akıbeti üzerindeki sis perdesi halen aralanamadı. Ancak Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelerek ifade veren emekli Korgeneral Hakkı Kılınç’ın adliye çıkışında sarf ettiği “Mercimek tanesi kadar olay yokken siz büyüttünüz” şeklindeki sözleri vergi mükelleflerinin tepkisine yol açtı.
7.5 TRİLYON NE ANLAMA GELİYOR?
2004 yılı vergi rakamları dikkate alındığında, 7.5 trilyonun hiç de mercimek kadar olmadığı ortaya çıkıyor. Halkın vergilerinden kesilen söz konusu para Örtülü Ödenek’ten ilgili kişilerin hesabına yattığı dönemde, emekçi kesimin ödediği vergi miktarları, bu paranın “mercimek büyüklüğünde” olmadığını rakamsal olarak ortaya koyuyor. Asgari ücretlilerin 2004′te aylık ödedikleri vergi miktarı 65 lira, yıllık ödedikleri vergi ise 750 lira. Tam 10 bin asgari ücretliden ancak bir yılda alınabilen vergiyi, ilgili soruşturmada bahsi geçen kimselerin tek kalemde harcadıkları gözüküyor. Yani 120 bin ücretliden 1 ayda kesilen para bu harcamayı ancak karşılayabiliyor.
Örtülü ödenek soruşturmasında 5 kişi daha sorgulandı
Jandarma Genel Komutanlığı’na ait örtülü ödenekle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün Ankara’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirilen 5 kişi Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilerek Ergenekon savcıları tarafından sorgulandı. Önceki gün Emniyet’teki sorgularının tamamlanmasının ardından dün Beşiktaş Adliyesi’ne sevk edilen Mehmet S., Sencer Ö., Sedat K., Muammer Ö. ve Ekrem E. sağlık kontrolünün ardından Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Şüphelilere teknik takip ve sinyal bozucu cihazlarının jandarmaya satışı, söz konusu cihazların kullanım alanları ve Ergenekon sanıkları eski Jandarma Genel Komutanı emekli Org. Şener Eruygur, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Albay Atilla Uğur ve önceki gün sorgulanan askerlerle olan ilişkileri hakkında sorular sorulduğu bildirildi. Savcıların sorgulanan şüphelilere Levent Ersöz’den ele geçirilen bazı belgeleri gösterdiği ve bu belgeler hakkında bilgilerinin olup olmadığını sorduğu ifade edildi. Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan şüphelilerden M.Ö’nün avukatı Alp Giray Avlağı, müvekkilinin sahibi olduğu firmanın 2002-2004 yılları arasında ihaleye girerek uydu alımı, uplink ve dinleme cihazı gibi malzemeleri jandarmaya sattığını, ancak paranın çalışan S.K adına yatırıldığını, para miktarının da 500 bin ile 1 milyon TL civarında olduğunu kaydetti. 5 kişi akşam saatlerinde ifadelerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.
Bakanlar Kurulu kararı 2009′un son gününde Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre; hükümet 2010 yılı için akaryakıt ürünleri, sigara ve alkollü içkilerdeki Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarlarında ciddi artışa gitti. Köprü ve otoyol ücretleri artırıldı. Motorlu taşıtlar vergisi, pasaport ve harç ücretlerinde de yüzde 10’luk yükseliş yaşandı.
Zamlar yürürlüğe girdi girmesine ancak 2010′da Kabahatler Kanunu kapsamına giren para cezaları da Maliye
Bakanlığı’nın yüzde 2.2 artış istemesi üzerine yükseltildi.
Bu ne anlama geliyor: Artık meydanlara, cadde ve sokaklara veyahut parklara, yol kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kağıt ve benzeri afiş ve ilan asan tüzel kişiler ile toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket edilen kişilere de 143 TL ile 4.354 TL arasında para cezası uygulanacak.
Yılbaşından itibaren dilencilik yaptığı, gürültü çıkarttığı, kaldırımları işgal ettiği, sigara içilmesi yasak olan yerlerde tütün mamullerini tükettiği iddia edilen yurttaşlar 70 TL idari para cezası ödeyecek.
Sarhoş olarak başkalarının huzurunu bozduğu, mal ve hizmet satmak için başkalarını rahatsız ettiği, kaldırımları işgal ettiği, polisin isteyince kimlik bilgilerini vermediği iddia edilen yurttaşlara da 70 TL idari para cezası uygulanacak.
Yetkili makamlardan ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan silahları park, meydan, cadde veya sokaklarda görünür bir şekilde taşıyan kişilere de yine 70 TL ceza kesilecek.
Çevre kirliliğine neden olanlara uygulanan cezaların da artırıldığı yeni yılda hayvan kesimine tahsis edilen yerler dışında kesim yaptiği, hayvan atıklarını sokağa bıraktiği, kullanılmaz hale gelen ev eşyalarını ve bunların toplanmasına ilişkin belirlenen günün dışında sokağa ya da kamuya ait yerlere bıraktığı iddia edilen yurttaşlara 70 TL cezası verilecek.
İnşaat atık ve artıklarını depolanma alanları dışına attığı tespit edilenlere 143 TL ile 4.354 TL, tüzel kişiler 143 TL ile 7.261 TL, yemek pişirme ve servis yerlerinde çevre kirliliğine neden olduğu belirlenen işletmeler ise 723 TL ile 7.261 TL arasında ceza ödeyecek.
Kullanılamaz hale gelen motorlu kara ve deniz nakil araçlarını sokağa veya kamuya ait yerlere bıraktığı belirlenenlere 360 TL, evsel atık ve artıkları, toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına attığı tespit edilenlere ise 25 TL idari para cezası uygulanacak.
Kumar oynayan kişiler ile kolluk güçlerinin emirlerine aykırı davranan kişiler 143 TL, başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan işletmeler 1.451 ile 7.261 TL, kaldırımlara izni olmaksızın inşaat malzemesi yığan kişiler de tespit edilmesi halinde 143 ile 723 TL arasında idari para cezası ödeyecek.
En son yazımda ‘Ergenekon’ medyasına şöyle seslenmiştim;‘Binbaşı yutamadı, bakalım siz bunu millete yutturabilecek misiniz?..’ Ne diyelim, helal olsun.. Harbiden yutturmaya çalışıyorlar..Benimki de laf mıydı canım? Neleri yutturmaya çalışmadılar ki salaklar..Birçoğu bu suikast planını çok absürt bulmuş.. Çok salakça yakalanmışlar, kötü hazırlanmış bir senaryoymuş bu.. 
Bu arada ‘Arınç’a suikast planı ile ilgili her şeyi okudum ama hala bir şey anlamadım’ deyip salağa yatanlar olduğu gibi, ‘soruşturma gizli kalmalıydı, Arınç neden basını bilgilendiriyor’ deyip neredeyse subayları suçsuz, Arınç’ı suçlu ilan dangalaklar da var…
…
TSK’nın konuyla ilgili açıklama yapmasının ardından sorsanıza ey salaklar;
‘İstihbarat subaylarının yapacağı işi neden özel harekatçılar yapıyor’ diye..‘Böyle bir takip için hiç albay ya da binbaşı rütbeli subay seçilir mi’ diye..
Sormazsınız.., İşinize gelmez, değil mi salaklar..
TSK, binbaşının yutmaya çalıştığı bilgi notunu inkar edemiyor.. Arınç’ın evinin krokisi ya da adresi olduğu iddia ediliyor..
Bir sor bakalım salak, askeri personel, başka bir askeri takip ediyorsa ve hasbelkader(!) aynı yerde oturan Arınç’ın evinin krokisinin ne işi var takipçi subaylarda ?..
(Ha bu arada biri sormuş; ‘Ne var yani bunda Arınç çok gizli bir yerde mi oturuyor’ diye.. Hani herhangi bir sade vatandaşın Arınç’ın ev adresini üzerinde taşıması gayet doğal bir şeymiş gibi.. Bu kertede salaklığa da pes diyorum..)
Hadi üzerinde adres taşıyor, (Arınç’a nezaket ziyareti yapmayı planlıyordu belki de!..), peki yakalanınca neden o kağıdı yutmaya çalışıyor binbaşı.. Sorsana bir ey salak..
Ayrıca o subayların evlerinde yapılan aramalarda Meclis Başkanı’nın evinin da krokisi çıktığı iddia ediliyor..
Bir sorsana salak, ‘Meclis Başkanı’nın evinin civarında da takip edilen bir askeri personel mi var?..’ diye..
Sorsana ‘her takip edilen köstebek, muhakkak bir milletvekilinin civarında mı oturur’ diye..
Sorsana, ‘bu köstebekler kalacak başka yer bulamıyorlar mı’ diye, ey salak..
…
Başka bir iddia daha var; ‘Kağıdı yutmaya çalışan Binbaşı’nın kullandığı telefonların geçmişe dönük dökümleri ortaya çıkarılmış.. Ergenekon sanığı Muzaffer Tekin cezaevine girmeden önce Binbaşı, Tekin’i onlarca kez aramış..
Bu ne demek, bunu da bir açıklasana salak..
Tabi bir tek siz yoksunuz, bu olayı mizah konusu, dedikodu olarak algılayan salaklar da var..
Ergenekon Medyası’nda trend bu zaten.. Açıklama yapamayınca, bir kulp bulamayınca ‘hadi canım öyle şey olur mu, bu kadar salakça plan yapılır mı, bu kadar aptalca yakalanılır mı’ tarzında salakça şeyler yazıyorlar..
Olur tabi salak..
Medya yıllardır sizin gibi salakların tekelindeydi.. Bu yüzden en salak planlar deşifre edilemedi, en salak eylemler görülmedi, görülmek istenmedi.. Sizin yüzünüzden onlar da kendilerini geliştiremediler!!.. Artık hiçbir şeyin gizli kalamayacağının farkında değiller..
…
Danıştay saldırısını hatırlayın bakalım..
Alparslan Aslan’ın arabasında ‘Danıştay Üyeleri’nin manşetten fotoğraflarının verildiği Vakit Gazetesi bulunmuştu.
Ne demiştiniz o zaman; ‘dinci gazete Danıştay Üyelerini hedef gösterdi, dinci avukat üyelere kurşun yağdırdı, irtica hortluyor, cumhuriyet elden gidiyor..
(O dinci (!) avukatın şimdi Ergenekon Davası’nda bir daha yargılandığını da unutmayın..)
“Keşif yapan asker Arınç’ın evinin adresini ezberleyememiş, bilgi notu yazmış, kroki çizmiş, yakalanınca da yutmaya çalışmış.. Ne kadar salakça” diyen salağa soruyorum;
Son dakikaya kadar Danıştay Üyeleri’nin eşkalini ezberleyemediği için üyelerin fotoğraflarının bulunduğu gazeteyi yanında taşıyan Alparslan Aslan da salak mıydı? (Bilgi notu değil, gazete bu.. Yutmak o kadar da kolay olmasa gerek!..)
Peki o salak, üyeleri kurşun yağmuruna tutup bir üyeyi öldürmedi mi?
Cevap versene salak!!..

AYDIN MENDERES NE SÖYLEDİĞİNİN FARKINDA DEĞİL
Hilal TV’de katıldığı bir programda gündeme ilişkin soruları da yanıtlayan Özbek, Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Aydın Menderes’i ziyaret etmesini de Erdoğan’ın bitişi olarak yorumladı. Özbek: ”Bir başbakan eğer Aydın Menderes’i ziyaret ediyorsa demek ki işi bitmiştir onun. Çünkü Aydın Menderes ne söylediğinin farkında değil. Rahatsız” dedi.
ŞENER’DE DP’YE KATILACAK
Demokrat Parti’nin Anavatan Partisi ile birleşmesinde etkin rol oynayan Demirel’in faydalı bir işe imza attığını ifade eden Emekli Paşa, Abdüllatif Şener ile eski İçişleri Bakanı olan Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan’ın da Demokrat Parti hareketine katılarak bu partinin AKP’ye kaptırdığı oyları geri alacağını iddia ediyor.
Avrupa Birliği, Microsoft’un rakip internet tarayıcılara işletim sisteminde yer verme sözünü kabul etti ve uzun süredir devam eden anti-tekel davası böylece sonlandı.
Microsoft, kullanıcılara 12 internet tarayıcı arasından seçim şansı verecek. Bu tarayıcılar arasında Internet Explorer, Mozilla Firefox, Apple Safari ve Google Chrome da yer alıyor. Bu seçim ekranı Mart ortasında devreye girecek.
Microsoft, bilgisayar üreticilerine Internet Explorer’ı iptal etme ya da rakip bir internet tarayıcı kurulu olarak satma izni verecek. Microsoft’un bu uygulaması, Avrupa Ekonomik Bölgesi’nde 5 yıl boyunca geçerli olacak.
Davanın açılmasının sebebi ise Norveçli internet tarayıcı firması Opera’ydı. Opera’nın teknoloji şefi Hakon Wium “Biz bunun internet için önemli bir zafer olduğunu düşünüyoruz. Avrupa’daki internet kullanıcılarının gerçek bir seçeneği olacak. Çok iyi hissediyoruz, iki yıldır çok çalışıyorduk” dedi
Cezaevindeki Kadriye Kübra Sevgi’nin nasıl hamile kaldığını araştıran müfettişler, sevgilisi Seylan Çördük’ün koğuşu ile arasındaki duvarda bir delik buldu. Cinsel ilişkinin 20 santim kalınlığındaki delikten gerçekleştiği ileri sürüldü.
Kartal Özel Tip Cezaevi’nde ortaya çıkarılan aşk skandalı, önceki gün koğuşta yapılan inceleme sonunda yeni bir boyut kazandı. 27 aydır tutuklu bulunan Balkan kardeşler cinayeti sanığı Seylan Çördük’ün aşık olduğu ve evlilik hazırlığı yaptığı Mısır Çarşısı’ndaki patlama olayının sanığı Kadriye Kübra Sevgi’yi koğuşlar arasındaki duvara açtığı delikten hamile bıraktığı iddia edildi.
Türkiye’nin en güvenli cezaevlerinden biri olan Kartal Özel Tip Cezaevinde yaşanan olay geçen hafta ortaya Kadriye Kübra Sevgi’nin hamile olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkmıştı. Genç kadının yan koğuşta kalan cinayet sanığı Seylan Çördük’ten hamile kaldığı ileri sürülünce Adalet Bakanlığı skandalı soruşturması için cezaevine hemen iki müfettiş göndermişti. Cezaevi koridorlarda görüşe giderken karşılaşan ve selamlaşmayla başlayıp giderek aşka dönüşen Çördük ile Sevgi’nin ilişkileri genç kadının hamile kalmasına kadar gitmişti.
CİNSEL ORGANIN BOYU ÖLÇÜLDÜ
Cezaevinde inceleme yapan ve ifade alan müfettişler hafta sonu görevlilerle birlikte Çördük’ün koğuşunda inceleme yaptı. Bu inceleme sırasında duvarda üzerine bir resim yapıştırılarak saklanan 8-10 santim çapında 20 santim uzunluğunda bir delik bulundu. Sevgi’nin koğuşuna açılan deliğin nasıl açıldığı araştırılırken ifadesi alınan Çördük, deliği sadece karşılıklı konuşabilmek için açtığını söyledi. Durumdan şüphelenerek ilişkinin bu delikten gerçekleştiğini düşünen görevliler, DNA testi için Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Seylan Çördük’ün önceki gün de cinsel organının boyunun ölçüldüğü bildirildi. Bevliye uzmanın tarafından yapılan ölçümde ereksiyon halindeki cinsel organın 25 santim olduğu belirlenirken görevlilerin şüphelerin haklı olduğunu düşünerek soruşturmayı bu yöne kaydırdığı iddia edildi. Bu arada dün cezaevine giden Çördük’ün Avukatı Bilal Kalaycı müvekkilinin kendisine bu iddiaları doğruladığını söyleyerek ‘‘Müvekkilinin penisi ereksiyon halinde iken ölçmüşler. Odasında bulunan delikten ilişkinin gerçekleştiğinden şüpheleniyorlarmış. Müvekkilimin penisi deliğin uzunluğundan zannedersem 5 santim uzunmuş. Uzmanlardan bu konuda bilgi istemişler’’ dedi. Avukat Bilal Kalaycı olay ile ilgili yaptığı ilk açıklamada cezaevinin güvenlik zafiyetinden ziyade müvekkilinin becerisi ile ilişkinin yaşandığını söylemişti.