İsteyerek Neler yapılır? Korkarak Neler yapılamaz?

İnsanlar için herzaman merak ve yalanın tılsımı çekici gelmiştir.. Bu da insanı hep ölüme götürmüştür…

Korku aslında çok normal bir kavramdır.. Hele de varlığı inkar ederken..

Korktuğumuz bir yaz fırtınasının, varlığını inkar edip, kafamızı yastığın altına gömerken öyle acımasızdır ki korku..Düşüncelerin yoğunluğu korku duygusunu esir alır .. Ve o korku artık size aittir. Atamazsınız kendinizden.. Limonotaya benzer haliniz.. Suyun içerisinde ne kadar da ekşimsi olsanızda siz olmadan da limonata olmazdı.. Ama siz olmadan su zaten yetiyorken neden limonata oldunuz ki..


Şuraya getirmek istiyorum konuyu.. Korkularımız, duygularımız, nefret ve mutluluklarımız tümü; insanları ben insanım dedirtebilecek halvete sokan bağlayıcılardır.. Sokrates, Platon ve birçok filozof kendi insan olarak bile kabul edememişlerdir. Oysa ki yüksek zeka ya da dehaları sayesinde, üzerlerine taht kurmuş alışkanlıklarıını, korku ya da bağlayıcı, tetikleyici yahut sinirlendirici durumlarından bir nevi arınmış durumdaydılar.. Einstein‘ in ilk okulda soyadını unutması, Edison‘un meşhur denemelerininin %90′ında eleketiriği kullanmaması, ya da Newton‘un elmayı sevmesi gibi birçok sebep yüzünden insanlar ders çıkarmakta ya da kendilerine bunları öğüt seçmekteler. Şuan için ışığı bulan bir insana verilen hürmet, Bilgisayarı bulan kişiye, ya da bir uzay mekiği tamircisine hatta tamirci bile olmasa bu fikri öne süren insana saygısızlık yapılmakta.. Aslında bu durumu açıklayan tek sebep şu olsa gerek; Ne yapılırsa yapılsın asla Edison, Einstein ya da Newton gibi insanlara ulaşılamaz. Çünkü o insanlar hem teknolojik olarak hem de ideolojik olarak bizden geriydiler.. Fakat güya şu ana gelmemize sebep olmuşlar.. Yok canım zaten Edison lambayı bulamasaydı şuan windows yerine Oracle mi kullanır olurdum yoksa hala gaz lambasıyla mısır mı yerdim orasını bilemiyorum lakin, insanların ulaşamayacağı değerlere paha biçememesi ve yakınındaki aslında ulaşabileceği ya da başarabileceği durumları hiç görmemesi ne kadarda tembelimsi ve kör olduğumuzu açıklar durumda..

Şunu söylemek isterim ki,

[note]Ölüm varsa biz yok’uz.. Bu yüzden ölüm irrasyoneldir.. Real olan bir gerçekte şudur ki, ölümden değil, aslında doğum’dan korkmamız gerektiği..[/note]

Bu yazı (H)içsel Senfoni, Blog kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İsteyerek Neler yapılır? Korkarak Neler yapılamaz? için 3 cevap

  1. Zingo der ki:

    @Crew Güzel yorumun için teşekkürler..

  2. webmisster der ki:

    Tebrikler yine döktürmüşsün canım :) evet asıl korku doğmakla.zaten ölüm asıl hayatın başlangıcı değil mi.haklısın cesaret edebilsek başlamaya başarmanın yarısı aslında …

  3. Zingo der ki:

    @ the Success Ladder Thank you for your submission…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>