
Kıroları da anlamak lazım. Yanlış cümle kurdum. Şunu demek istiyorum. Kıroluk etrafa rahatsızlık verirken failini çok eğlendiren bir şey.
Elindeki mısır koçanını çöp kutusu bulamadığı için evine kadar getirmektense en yakındaki palmiyenin altına fıydırıvermek mesela çok daha eğlenceli bir şey.
Bir kadının poposuna kaçamak bakmaktansa bodoslama ve hiç aralık vermeden bakmak da çok daha eğlenceli.
Telefonla konuşurken elinle ağzını kapatmaya çalışıp gürültü miktarını azaltmaya çalışmaktansa arkana yaslanıp kolunu da koltuğun arkasına atıp şen kahkahalarla bağıra çağıra konuşmak da çok daha eğlenceli. Hele bunu direksiyon önünde ve bir kavşakta yaparsan dünye eğlenme rekorunu kırarsın.
Umumi tuvaletin kapısını tıklatıp içerden ses gelmesini beklemektense kapıya tekme atıp açmak ve içerde birini münasebetsiz bir halde yakalamak da daha eğlenceli. Pardon demek yerine “kapıyı kilitleseydin” diye azarlamak hele eğlencelerin en güzeli. Halbuki kilidi zaten o kırdı..
Kabul etmek gerek… Kıro kıroluğunu yaparken çok eğlenir. Bir başka değişle kıroluk eğlenceli bir şeydir. Maruz kalana eziyet, yapan zevk veren bir şeydir. Dadından yenmez bir şeydir.
Mesela ben sırf bu yüzden ES-ES maçlarına giderim. Medeniyetin yüklediği gerekli gereksiz yüklerden bir iki saatliğine kurtulmak için. Hem terapi etkisi yaratıyor hem de kıroları anlamaya yarıyor.
Zira kibarlık, medeni olmaya çalışmak falan yorucu şeyler. Yorucu ama öte andan iliklerimize kadar da işlemiş. Ha deyince bırakamayız alışkanlıklarımızı. Zaten felsefemize de aykırı. Bizler kırolara örnek olmak için gitmedik mi o okullara, fakültelere, mastırlara… (Ufak at da civcivler yesin..)
Maça gitmek o manada iyi bir mola oluyor. Bir de eskişehir yeniliyorsa süper sonik işe yardı demektir..Medeniyet molası. Toplu bir gayrimedenilik ayini. Çöpleri yere atmalar, çitlediğin çekirdeğin kabuklarını ağzından püskürtmeler, çılgın gibi böğürmeler, itmeler kakmalar..Alakası olmayan takımlara küfretmeler ve sonuçta ne olursa olsun dışarı çıkıp tramwaylara taş atıp tekmelemeler.. Amaçsız ve Zevkli..Herkes yaptığı için sen de yapıyorsun, rahatlıyorsun oluyor bitiyor. Çıkınca “medeniyet mantonu” giyip tin tin evine dönüyorsun.. İşte meden(emedim)iyet buna denir..
nalakasıvaranlayamadıkyani
Yazdığınız ” kıro “ açılımlı yazınız benim de sinirlerimi bozdu. Entel, dantel Türkler her fırsata Kürt halkını aşağılamak için ince ayarlar yapıyorlar. Birisi çıkıp barbar kişileri tanımlamak için
“ TIRIKKO” dese herhalde zorunuza gider değil mi??
behlül bende seni hiç anlayamıyorum gerçekten
Sevgili birzad;
Yazdığın yorum karşısında en başta afalladım fakat kısa süren araştırmam sonunda,
Kürt kardeşlerimiz Kürtçede oğlum manasına gelen kıro kelimesinin Türkçede “kaba, görgüsüz” manasında kullanılmasından rahatsız oluyorlarmış..
Olurlarmış da ifade edemezlermiş. Ederlermiş de biz duymazmışız veya… Tırıkko” anladığım kadarıyla Kürtçe’de Türkün karşılığı olan Tırk kelimesinden türetilmiş bir kelime.Gerçekliğinden şüphem var fakat ben kesinlikle kürtçede kıro kelimesini anlamını katmadım.. Bu türkçe bir blog olduğundan dolayı türkçeyi baz alarak okuyunuz.. Teşekkürler
Güzel yazı =)