Twitter, İki elim yakanda!

28 Aralık 2009

Son günlerde tv, radyo ve internet sitelerinde o haber aşağı bu haber yukarı dolaşan internet sitesi Twitter ( her zaman söylediğim; kişi bilmediğine düşmandır felsefesiyle) sinir olduğum diğer sosyal web sitelerinden biridir.. Yalnız dün gece çok sevdiğim ve okuğum bir köşe yazarını yazsını okudum ve bende twitter açtım ( daha doğrusu daha önce açtığım twitter hesabımla biraz oyniim dedim) ve başladım fallow yapmaya.. Oraya buraya derken msn deki kişileri follow ladm.. Bir de ne göreyim.. Msn de daha önceden eklenmiş insanları followlamş olmam beni çok kötü bi halvete soktu.. Olay şöyleki ;

MF diye bir kullanıcı bana aynen şu direck Message’i gönderdi ve konuşma şöyle gerçekleşti;

-Kardeşim beni followa almışsın kimsin ne sin adınne neredensin neden beni ekledin

-Sanırım benim eski MSN de ekli birisin ve ben toplu bir follow gerçekleştirdim ve eklendin sende.. Seni rahatsız mı etti bu?

- Evet kardeşim, tanımadığım adamlar beni nasıl izleyebilir yaa sen kim olduğunu sanıyorsun

- Ben Tayfun..

-Ha haha .. çok komiksin sen. Sende mi beni buldun yahu..

(neden komik olduğumu anlayamadım.. kim olduğumu sormadı mı )

( artık twitter gibi bir çelişkinin içinde, herkesin görebildiği , birbirilerini takip edip yorumlayabildiği ve hiç bir şekilde gizliliğin mevcut olmadığı bu web sitesinde sinir küplerim silindirlere dönüştüğü anda patladım ve buna verdiğim cevabı fazla düşünememiştim)

- de ayrı yazılır dedim.

- Haa sen o türkçe posidilirisin demi senle daha önce netlogda konuşmuştuk

- :S hönk

- Tamam lan tamam kızı getir yarın oke mi?

- Hmm tamam..

Yahu inanırmısınız ne anlama geldiğini bilmediğim o posidir hakaretine ( hakaretmi bilmiyorum) maruz kaldım üstelik hiç tanımadığım bir insanla, hem de sabahın 5 inde ve üstüne üstelik bir de Pezevenk olduk ii mi?

Artık kendime hakim olamayacağımı anladıktan sonra o yeni aldığım gıcırım klawyemin CTTL + W tuşunu kullandım.. Artıkın pek girmeyi düşünmüyorum.. Bu arada o sevdiğim yazarın twitter hakkındaki yorumu şöyle;

Kendimi daha fazla babaanne gibi hissetmeye dayanamadım ve “twitter” denilen ortama girdim bugün.

Bu devirde babaanne kıvamına gelmek an meselesi. Herhangi bir yenilik olduğunda 3 ay ilgilenme, tamam bittin! Dünyaya boş gözlerle bakmaya başlıyorsun.

Twitter tam da böyle bir şey oldu benim için. İran seçimleri sırasında duydum ilk adını. Twitterdan yollanan mesajlarla öğrendiğimiz iddia edildi protestoları ve protestolarda olan biteni.

O vakit girmedim.

Sonra Ahmet Hakan kullanmaya başladı bu twitter’ı. Her gün bir twit mevzuu. Şöyle demiş, şöyle yazmış, sigara gibi bir bırakıyor, bir başlıyor, arada birilerinden ayar yiyor.

O vakitler de girmedim.

Fakat hadise giderek bir batağa döndü. Bilmedikçe daha fena yabancı kalıyorsun. Gözünde daha büyütüyorsun. Kendini manasızca yaşlı hissediyorsun.

Hiçbir şey bilmiyorum değilim. Bu bir adet site. Üye oluyorsun. Sonra oraya mesajlar yazmaya başlıyorsun. Bir seferde en fazla 140 karakterlik bir mesaj yazabiliyorsun. Peki nedir işin kıymeti harbiyesi? İsteyen senin mesajlarını takip edebiliyor. Bu kadar.

Sonunda bu sabah girdim. (www.twitter.com) Neyse ki basitmiş. Tanıdık tanımadık ne kadar insan varsa hepsini aradım, buldum, kim ne yazmış hepsini okudum. Ve yuh dedim. Benden başka herkes ama herkes var! Hem de kaç zamandır. Har har har yazıp çizip har har har mesaj atıyorlar. “Londra’dayım”, “ay Ürdün’deyim”, “off Paris’teyim”, “Otelimi sevmedim” “aman şunu seyrediyorum”, “buna bakıyorum”. Sosyalleşmenin dalağı yarılmış fakat farklı olarak: Kamuya açık bir dalak yarma.

Peki sonuç?

Dünya delirmiş.

Lutfen Soru ve sorunlarınız hakkında, iletişim bölumunu kullanmak yerine yorum yapınız!

Etiketler:



Yukarı

Yorum Bırak