Twitterci kategorileri
Kendini günün filozofu ilan edenler: Bunlar hayatı çok ciddiye alıp her gün bir adet vecize yumurtlamışlar. “Güvercin de yaşıyor. Basit ama duru…” Veya “Estetikler kırışığını alır ama 40 yılını almaz…” Veya “Aşk yolu olmayan bir ülkeye pusulasız seyahattir…” Tabiatıyla böyle zırvalıkların pek meraklısı yok. Takipçileri en fazla 20 kişi.
Kendini önce filozof ilan edip sonra dedikoduya vuranlar: “Mavi değil midir hepimizi sakinleştiren.. Yorum bekliyorum.” “Proust der ki vik vik vik. Yorum bekliyorum…” 3 hafta sonra: “Aa ne giymiş o kadın!? Yuh bu kiloya giyilir mi o?” “Okan Bayülgen’i haftaya hep beraber seyredelim.”
Gazetedeki köşesinde yazacakları bir gün öncesinden arkadaşlarına ve takipçilerine haber veren köşeciler: “Şuna ayar çektim. Yarın okuyunuz…” “Üç gün içinde bu konuda yazacağım, takip ediniz…” “Antalya’ya gideceğim. Hava durumu nedir bildiriniz…”
Takipçilerine günlük ıvır zıvır bildirmek yerine sadece yazılarının linkini gönderen yazarlar. Ben zaten yazdım yazacağım, bir de günlük mesaj çekemem havasındalar. Haliyle takipçileri fazla değil.
Yegane dertleri Taksim, Beyoğlu taraflarında nerede eğlenilir, nerede iyi müzik var, nerede güzel kız var onu yaymak isteyenler. Haliyle takipçileri hayli fazla.
Şunu aldım bunu sattım diyen borsacılar.
Çok takipçisi olsun diye komple zırvalayanlar.
Ve twitterdan saptadığım istatistikler;
- Ahmet Hakan’ın 11 bin 477 takipçisi var. Bu yazı yazıldığı sırada kendisini Antalya Mardan Palas’a intikal etti. (Ve “görgüsüzlüğün ayaklanışı, kitschin ihtişamı” diye ilk yorumunu yazdı.)
- Cem Yılmaz’ın 12 bin 316 takipçisi var. Fakat Cem Yılmaz dahi manasına gelen de’leri da’ları ayırmayı bilmiyor. Ayrı yazılması gereken ki’leri de bitişik yazıyor. Ve en fecisi mı, mu, mısın’ları da bitişik yazıyor. Çok eğlenceli olduğunu söyleyemem.
- Etyen Mahçupyan gibi hiç olmayacak isimler var. Bu kadar geri kalmış olabilir miyim yoksa biri çakma E.M.lik mi oynuyor emin olamadım.
- Nazlı Ilıcak en faal twittercı. Notredamedesion ismiyle takılıyor. Daha çok cevap veriyor. Açık e mail kutusu olarak görünüyor sayfası.
- Hiç ummadığım insanlar birbirleriyle ..cığım, …cağım diye konuşuyor.
- O gruba dahil değilsen yaptığın röntgencilikten başka bir şey değil aslında. Hangi lokantaya gitmişler, şu an beraber hangi programı seyrediyorlar, kimin dedikodusunu yapıyorlar… Ama bir yandan da eğlenceli tabi. Başlayan, biten dostlukların takibi falan.
