{ jQuery, CSS, Wordpres }Yine de sen! önce SEN!

Türkiyeden Seçmeler’ Kategorisinin ‘ Arşivi

Doğa için ÇAL! Uzun ince Bir Yoldayım Dinle

Bu gece itibariyle Disko kralında rastladığım ve agaclar.net internet sitesinde yayınlanan, Doğa için ÇAL Uzun ince bir yoldayım adlı; Düyet mi desem koro mu desem şaşırıp kaldığım ve hayran kaldığım bu videoyu sizlerle paylaşmak istedim..

Gerçekten mükemmel bir proje olmuş, paylaşalım lütfen =)

BÖ! Üçün Beşini Dağıtan Yarışma!

Blog Ödülleri OlmasınAylardır o sitesine böm böm reklamını yaptıkları BÖ! kalıbı içerisinde goşun uleyn oy verin bana diye pönküren webmastarlar ve bu tür logo ve reklamaların bulunduğu bu yüzdende o bloga; o reklamlar olduğu sürede adım bile atmadığım bloglar!

Neden insan kendini gösterme çabasındadır? Neden sürekli en iyi benim, ya da en iyi bensem herkes görsün tabirindedir? Haydi blog ödüllerinde birinci oldun ve Blogunun footer bölgesine ya da yok yok en görünür tarafına bu site blog ödüllerinde birinci olmuştur gibi bir iğrenç reklam kokulu belkide en iğrenç bannerlardan birini koyup ziyaretçilerinin;

” aa bak bu blog ödülleri neyse artık onda birinci olmuş biz bu bloga hergün uğrayalım”

gibisinden bir düşünceye kapılacağını mı zannediyorsun.. Kusura bakmayın ama dobra olmak zorundayım.. Sayın wolkanca.com bloguna burdan birşey söyleyeceğim ki, zaten senin blogun çeşitli yerlerde hem seo açısından hem de bir sürü zımptırik makaleyle dolu bir blog olduğunu herkes söylüyor.. Kalkıp bir de o tiksindirici cümleyi ne diye güzelim default temana yapıştırırsın ki hiç anlamam.. Bu yazının devamını okumak için »

Ve sümbülzade Vehbi Padişaha derki

http://zingocan.com/wp-content/uploads/sumbulzade-vehbi-efendi.jpgaşağıdaki şiir,edebiyat tarihimizin saygın şahsiyetlerinden
sümbül zade vehbi efendinin müstesna bir eseridir
rücu sanatının şahikası kabul edilir,şiirin hikayesi ise şöyle:
bir gün padişah vehbi efendiyi yanına çağırır ve:”bana öyle bir şiir yazki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek gelsin sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin”der. ve işte sonuç aşağıda:

azm-u hamam edelim sürtüştürem ben sana
kese ile sabunu rahat etsincism-u can

lal-ı şarap içirem ve ıslatıp geçirem
parmağına yüzüğü hatem-izer drahşan

eğil eğil sokayım iki tutam azmıdır
lale ile sümbülü kankulane nevcivan

diz çökerek önüne ılık ılık akıtam
bir gümüş ibrik ile destine ab-revan

salınarak giderken arkandan ben sokayım
ard eteğin beline olmasın çamur aman

kulaklarından tutam dibine kadar sokam
sahtıyandan çizmeyi olasın yola revan

öyle bir sokayımki kalmasın dışarda hiç
düşmanın bağrına hançerimi nagehan

ağer arzu edersen ben ağzına vereyim
yeterki sen kulundan lokum iste herzaman

herkeze vermektesin birde bana versene
avuç avuç altını olsun kulun şaduman

sen herzaman gelesin ben vehbiye veresin
esselamun aleyküm ve aleykümu selam.

diye yazar şiiri ve padişah onu hayatını bağışlayarak ödüllendirir
komik ve tamamiyle gerçektir……..

Sevecen Türkçemiz..

Türkçe bu, bir cümleyi istediğin yere çekebilirsin. bu yüzden millet olarak anlaşmakta biraz zorluk çekiyoruz. iletişim eksikliği var. ama bunun nedeni türkçe’de değil. türkçe’yi nasıl kullanması gerektiğini bilmeyen bizlerde. her cümlede ya da kelime de cinsel içerikli ya da argo ifadeler aradığımız için bu tür durumlarda baskı altında kalıyoruz.

Ve türkçe bu.. eşi benzeri olmaz efendim..Nabzı attırır, kalbi durdurur.. Tek bir kelimeyle gay olursun, tek bir sözünle sınıfının en güzel kızını ayağında süründürüsün..

İşte Türçemiz ve Türkçeleştirdiklerimiz…

ahmet bey elimizde büyüdü seninki diyen kadın ;

ahmet bey’in çocuğunu kendisinin büyüttüğünü ifade etmeye çalışan; ancak kurduğu tümceyle tevriye sanatı yapan ve tümceden argo anlamlar çıkarılmasına yol açan kadın.

Ben senin altında kalmam;

birinin yaptığı iyiliğe binaen “ben senin yaptığın iyiliğin altında kalmam” demesi gerekirken yanlışlıkla “ben senin altında kalmam” diyen kadın gibi iyi niyetli hareket edip istemeden, farkında olmadan pot kırandır.

dolmuşa binen genç kız ve annesi;

-anne ben veriyorum sen dur.
-dur kızım benim ki bozuk
-olsun anne benimkide bozulacak nasıl olsa

müdür bey’in işinin bittiğini anlatmaya çalışırken gaf yapan kişi;

müdür bey boşaldı girebilirsiniz..

Otobüstese binerken kartını benim için de okut diyecek olan öğrencinin söylediği lakırdı

Ben arkadan biniyorum sen önden bana biplet..

Fatih Terim (Adanaspor-Galatasaray maçi sonrasindaki toplantida)

Seyretmedim, görmedim ama gördügüm kadariyla söylüyorum gol degildi.

bayan bir tarih hocasi (genelde bayarlar zaten);

cocuklar kapatin su pencereyi bacaklarimin arasinda firtinalar kopuyor.

siniftaki kargasayi bastirmak adina tehditte bulunmaya calisan ogretmen:
- bundan sonra her cuma habersiz quiz yapicam!

Say say say.. En sorumsuzu olumsuz soru cümlesi..

http://zingocan.com/wp-content/uploads/turkceninbireksigiyokbyzm2.jpg

Bebekler armoniden anlıyor

http://zingocan.com/wp-content/uploads/bebebkarmoni.jpgYeni doğan bebeklerin, ilk günlerden itibaren notalar arasındaki uyumu ve ton farklarını ayırt edebildiği ortaya çıktı.Yeni doğan bebeklerin neredeyse ilk günden itibaren notalar arasındaki uyumu ayırt edebildiği ispatlandı.

İtalya’nın Milano kentindeki Vita-Salute del San Raffaele Üniversitesinden bilim adamları, 1-3 günlük 18 bebeğe uyurken 3 parça dinletti. İlk parçada notalar uyumluydu. İkinci parçada bazı notalar bir ton üstten çalınmıştı ve üçüncü parçada notalar arasında uyum yoktu. Bebekler bu parçaları dinlerken, beyin filmleri çekildi.

Yetişkinler müzik dinlediğinde etkin hale gelen beynin sağ bölümünün, yeni doğan bebeklerin tümünde de harekete geçtiği görüldü. İkinci ve üçüncü parça dinletildiğinde ise beynin sağ bölümünün daha az etkin hale geldiği ve sol bölümün harekete geçtiği belirlendi.

Bilim adamlarına göre bu sonuçlar, yeni doğan bebeklerin doğumdan sonraki ilk saatlerden itibaren müziği algılama becerisine sahip olduğunu, ayrıca notalar arasındaki uyumsuzluğu ve ton farklarını anlayabildiklerini gösteriyor.

Araştırma, Amerikan PNAS dergisinde yayımlandı.

Değirmen Başında Vurdular Beni Kurtlar Vadisi Pusu Şarkısı

youtube linki: http://www.youtube.com/watch?v=mh-szPzCZGE

Akparti:Hedef Anayasanın tamamı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu anayasa değişikliği hakkında açıklama yaptı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu, Türkiye’nin çağı yakalama hamlesini, milli birliğini ve kardeşliğini sağlama alma çabasını tedirginlikle, korkuyla karşılayan çevrelerin kararlılıklarını sarsamayacaklarını belirterek, ”Demokrasiden rahatsız olmak izah edilebilir bir tutum değildir” dedi. Parlamentonun uygun gördüğü zamanda anayasa değişikliğinin gündeme gelebileceğini ifade eden Aksu, değişikliğin içeriğinin ne olacağına ilişkin soruyu, ”Hedefimiz tüm Anayasa değişikliği ama bu olmazsa parça parça yapılabilir. Şu anda erken. Biraz sabırlı olun” diye yanıtladı.

Aksu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin potansiyeli ve büyüklüğüne paralel olarak, iç ve dış politikada her biri başlı başına önemli gündemleri bir arada yaşadığını ifade etti.

”Türkiye artık akvaryum ya da havuz ölçeğinde tek bir gündemle sabahtan akşama meşgul olan bir ülke değildir” diyen Aksu, ülkede demokratik açılım yapılırken dış politikada da tarihi adımlar atıldığını belirtti.

Türkiye’nin komşularıyla sorunlarını giderdiğini, vizelerin karşılıklı kaldırılmasıyla bölgenin serbest dolaşım alanı haline getirildiğini, bölge ülkeleriyle yapılan işbirliği sonucu artan ticaret hacminin küresel krize karşı sigorta işlevi gördüğünü anlatan Aksu, ”Türkiye, etrafını ve bölgesini bir barış vahası haline getirme yolunda önemli aşamaları geride bıraktı” dedi.

Aksu, AB üyelik sürecinde yaşanacak gelişmelerle batı ile doğuyu birbirine bağlayacak yegane köprü olma potansiyelini hayata geçiren Türkiye’nin yaydığı pozitif enerjinin bölgenin gücünü artırdığını vurguladı.

Türkiye’nin hiçbir devlete ve halka karşı ön yargı beslemediğinin altını çizen Aksu, ”Siyasetimizin ana ekseni barıştan geçmektedir. Geçimsizlik dış politikada bir yöntem olamaz. Kim inatçılığı bırakır, girdiği ters şeritten çıkarsa Türkiye ona dostluk elini uzatmakta tereddüt etmez ve gecikmez” diye konuştu.

-”KAOS TACİRLERİNİN ÜRÜNLERİ ELLERİNDE PATLADI”-

Çok partili demokrasiye geçilmesinden bu yana en büyük değişimlerin AK Parti ile gerçekleştiğini ifade eden Aksu, şöyle konuştu:

”Bugüne kadar özlemle sözü edilen temenniler AK Parti ile irade haline gelmiştir. Godot’yu bekler gibi demokrasiyi bekleyen siyasi hayatımıza AK Parti ile aksiyon gelmiştir. AK Parti ile demokrasi standartlarının yükseldiği sürece girilmiştir. AK Parti ile ayrıcalıkların yerini hakların aldığı süreç başlamıştır. Kirli tezgahların, komploların, manipülasyonların önü kesilmiştir. Kaos tacirlerinin ürünleri ellerinde patlamıştır. Pusuya yatanların, tuzak kuranların, sabotaj odaklarının hevesleri kursaklarında bırakılmıştır. Bütün bu süreçler kurumlar arasında tam ve sağlıklı işbirliğiyle yapılmaktadır. Bu iş birliği ve uyumdan kıskançlık duyanlara, rahatsız olanlara rastlamak üzüntü vericidir. Bazı alışkanlıklardan sıyrılmak kolay olmamaktadır. Bu konuda muhalefete örnek olmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yoktur.”

Aksu, AK Parti’nin hukukun üstünlüğünü her alanda tesis etmeyi amaçladığını ifade ederek, mihrakların ve lobilerin döneminin sona erdiğini, kapalı kapılar ardında kapalı zihniyetlerin cirit attığı dönemin geri gelmemecesine sona erdiğini söyledi.

-”TÜRKİYE’NİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DE GÜÇLENDİ”-

AK Parti’nin 7 yıldır yürüttüğü çabalarla Türkiye’nin özgürlüklerin, demokrasinin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün vesayeti altında olduğunu vurgulayan Aksu, ”Türkiye ne bir kurumun ne bir lobinin ne de bir partinin vesayetine girecek bir ülke değildir” dedi.

Abdulkadir Aksu, şöyle devam etti:

”Son yıllarda Türkiye’nin etkinliği güçlendiği gibi bağışıklık sistemi de güçlenmektedir. Artık en ufak hava değişiminde hastalanabilen, halsiz düşebilen, zayıflayabilen ve zayıflatılabilen ülke olmaktan çıkmıştır.

Demokrasi bir ülkenin bünyesini sağlıklı kılan en değerli vitamindir. Bizim gıdamız demokrasidir. Türkiye’nin çağı yakalama hamlesini, milli birliğini ve kardeşliğini sağlama alma çabasını tedirginlikle, korkuyla karşılayan çevreler kararlılığımızı sarsamayacak. Uzun zamandır demokrasi pratiğinden uzak olmanın verdiği uyum zorluğunu belki anlayabiliriz, ancak demokrasiden rahatsız olmak izah edilebilir bir tutum değildir. Demokratlık konjonktüre endeksli bir durum değildir. ‘İktidarda sevdiğim varsa, oy verdiğim varsa demokratım, yoksa değilim’ diyerek, demokrat olunmaz.

Demokrasi herkesten fazla muhalefet için vardır. Samimi tavsiyem, muhalefette kalmalarının sorumluluğunu demokraside değil, kendilerinde aramalarıdır. Hatayı iktidarda, demokraside, hatta halkta arayacaklarına kendilerinde aramalılar. Çok demokratsınız, çok ilericisiniz, çok çağdaşsınız, çok özgürlükçüsünüz, çok değişimcisiniz de millet mi sizi anlamadı? Doğrusu siz milleti anlamadınız. Hatayı kendilerinden başka herkeste gören bir zihniyet bırakın iktidara gelmeyi, muhalefette bile tutunamaz.”

-”HEDEFİMİZ TÜM ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ”-

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Aksu, AK Parti’nin nasıl bir Anayasa değişikliği öngördüğünün sorulması üzerine, 2007′deki genel seçim öncesinde ”sivil demokrasi” yapılması görüşünü açıkladıklarını anımsattı. Seçimden sonra parlamentoda konsensüs sağlanamadığı için Anayasa değişikliği yapılamadığını anlatan Aksu, şu anda da değişiklik için hazır olduklarını söyledi.

Parlamentonun uygun gördüğü zamanda anayasa değişikliğinin gündeme gelebileceğini ifade eden Aksu, değişikliğin içeriğinin ne olacağına ilişkin soruyu, ”Hedefimiz tüm Anayasa değişikliği ama bu olmazsa parça parça yapılabilir. Şu anda erken. Biraz sabırlı olun” diye yanıtladı.

Aksu, Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisine yönelik yakışıksız davranış karşısında neler hissettiğinin sorulması üzerine, olayın herkes gibi kendisini de üzdüğünü, ancak Türkiye’nin kararlı tutumu sonucu İsrail’in özür dilediğini belirtti.

Page 1 of 212»