Öğrenci Katliamı ; EVKUR

“Evsiz öğrenciler kapı dışarı”

   Düşük gelirli kesime ve öğrencilere uzun vadelerle satış yapan EVKUR mağazaları , 24 aya uzanan vadeler , çok geniş ürün yelpazesi ve yurt genelindeki mağaza ağıyla müşteri dostu bir firma görüntüsüyle ilgi topluyor . Ancak öğrenciler arasında yaptığı inanılmaz ayırım bi anda bütün artıları yerle bir ediyor.
Continue reading

Google Servislerini Kullanmak..

Merhaba arkadaşlar.. Google Grip oldu yazımı doğrulayan (TiB) Telekominasyon İletişim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Google içerisinde bulunan bir tür servisler yine saçma sapan nedenleri ile kapatılan diğer servisler aracılığıyla erişime engellemesiyle hepizi çoooook mutlu ettiler eksik olmasınlar…. Hem de engellenme biçimi bu defa farklı.. Bu defa engellenme konusunda girdiğimzi servise Mahkeme kararıyla engellenmiştir yazısı almıyoruz çünkü engellenen web sitesi yani URL olarak Google değil, Google in kullandığı internet IP sidir.. Bu duruma bakılacak olursa, aslında Google ‘ın sayısız özelliklerinden faydalanmamakta olan biz Türk insanları bir de Google in belki çoğundan habersiz olduğumuz Youtube, Translate, Analytics gibi bir çok özelliğinden mahrum kaldık.. Continue reading

Google Menopoza Girdi..

Gülüm Benim[dropcap]S[/dropcap]on günlerde artan pöpülaritisi, artistik logoları ve kıntırik değişimleri ile iyicene asabımı bozmakta olan google şimdi de Analytics hesaplarının içine etmeye kararlı gibi görünüyor.. Ne bilem belkim de şahsenem, kalkarda kaldırır güzelim analizi de yok öyle yeter bu kadar beleş at bi otuzluk derse şaşırmam..”Bu ne şiddet” diye başlayan cümlelere karşın 54 defa deneme yapmama rağmen web sitemin +15 dakika da tamamlanamayan ve bu sebepten dolayı document is ready emrini alamayan sayfamın güzelim javascript’imi atayamamış olmasıdır ki bunun sebebi de tarayıcımın Google analytics kodlarını çözümleyememesidir..

Sonurun; Google ayarlarının arasına Pac-Man girdi orada canavarlardan saklanıyor gibi cibo bir düşünce olduğu savunulabilir ki bu saatte neyi savunsanız gıkımı çıkarmam.. Ha bu arada bakın öyle herbirşeye konu açma alışkanlığımıda bırakmış ve Pac-Man’dan hiç bahsetmemiştim.. Bu arada canavar dedim diye kimse bişey demesin şimdi evet evet bana göre de çok tatlı yaratıklar, onlardan neden kaçmaya çalışalım ki değilmi.. Continue reading

Geriden Gelen Zihniyet; Lanet olsun!

Şurada bahsettiğim gibi yola çıkmadan önce son kez bir yorumlarımı kontrol edeyim derken “Ahmet” diye bir insan ve onun gibi kişilerin son günlerde sıkla karşılaştığım ibnemsi yorumlarından bıktım usandım artık.. Bloguma Monotof Kokteylli atar gibi yapılan yorumların ardı arkası kesilmez oldu..

Ben de çoğu blogger bu tür yorumlardan neden sıkılır ne güzel işte yorum yapan ve önemseyen insanlar var neden üzülüyorsunuz derdim fakat görüyorum ki iş yorum yapmak derken gazaba uğratılmak eylemi ile gerçekleşince ortada önem falan değil sadece bu blog yok olsun ben de rahat uyuyayım düşüncesi menzillenmiş..

Yok yok ben şimdi aynen copy + pasteyapayım senin yorumlarını;

Bu plugin Sizin değil şurdan almışsınız türkçeye çevirmişsiniz ama neden link vermediniz
Şu konunun ingilizcesini çevirmişsiniz de neden çevirdik dememişsiniz
Konu güzel teşekkürler bunu sitemde kullanacağım ama keşke kaynak verseydin!!

falan filan gibi sırf birazcık karalayalım,benim paylaşımcı ve aynı zamanda da hak yemeyen bir insan olduğumu görsünler düşüncesiyle yola çıkan ama diktiği çürük direğin altında kalan poturcanlar.. Continue reading

BÖ! Üçün Beşini Dağıtan Yarışma!

Blog Ödülleri OlmasınAylardır o sitesine böm böm reklamını yaptıkları BÖ! kalıbı içerisinde goşun uleyn oy verin bana diye pönküren webmastarlar ve bu tür logo ve reklamaların bulunduğu bu yüzdende o bloga; o reklamlar olduğu sürede adım bile atmadığım bloglar!

Neden insan kendini gösterme çabasındadır? Neden sürekli en iyi benim, ya da en iyi bensem herkes görsün tabirindedir? Haydi blog ödüllerinde birinci oldun ve Blogunun footer bölgesine ya da yok yok en görünür tarafına bu site blog ödüllerinde birinci olmuştur gibi bir iğrenç reklam kokulu belkide en iğrenç bannerlardan birini koyup ziyaretçilerinin;

” aa bak bu blog ödülleri neyse artık onda birinci olmuş biz bu bloga hergün uğrayalım”

gibisinden bir düşünceye kapılacağını mı zannediyorsun.. Kusura bakmayın ama dobra olmak zorundayım.. Sayın wolkanca.com bloguna burdan birşey söyleyeceğim ki, zaten senin blogun çeşitli yerlerde hem seo açısından hem de bir sürü zımptırik makaleyle dolu bir blog olduğunu herkes söylüyor.. Kalkıp bir de o tiksindirici cümleyi ne diye güzelim default temana yapıştırırsın ki hiç anlamam.. Continue reading

Ricky Martin'i Anlamak..

http://zingocan.com/wp-content/uploads/ricky-martin-beach.jpg

Ricky martin piçi!

Geçenlerde bir program izledim , adını vermek istemiyorum yalnız programdaki kadının şu sözü dikkatimi çekmişti

Ben moda sarı ayakkabı giyinmek diye sarı giyinmem, o an sarı ayakkabı giyindim diye modayı takip etmiş olmam..

Gerçekten bir modamıdır eşcinsellik.. Yada bir özentimidir acaba. Nedir bu erkekliğimsiliği kaybedebilme üzüntüsünün var olamaması ve çocuksuz bir dünya ya da kıllı sex hayal ediyorum düşüncesi.. Son zamanlarda çekilen kapalı komedi tarzı amerikan filmlerinde kızlar erkeklere yakınlaşmak için ilk olarak sorduğu soru “eş cinsel misin” sorusu ne derece modadır.. Ya da neden “eş cinsel değilsin dimi” demek varken daha olumlu yaklaşırlar.. Dünya dengesi midir değişim?

Tarih tekerrür ediyor lafı Lut kavmini de mi içine almıştır? Artık kelebekler tırtıl olamayacak mı..

Düşünürüm de neden ve kime sorularını bir türlü bulamam.. İnsanın bir diskodan çıkarkan ya da bir sahnede şarkı söylerken veya televizyonda tek bir kelime edipte milyonlarca kız (kadın da olabilir) ın adını sayıklaması nasıl bir duygudur acaba.. Ve bunların hepsini hiçe sayıp ben eşcinselim hem de çook uzun zamandır.. Çocuklarım bile benden değil diyebilmek cesaretmidir ahmaklık mıdır yoksa kadere boyun eğmek mi.. Acaba cinsel tercih diye adlandırılan şey gerçekten bir tercih midir? Sorun nedir bilemiyorum aklını çelen kimdir bizim martinin.. Madem utanmıyordun ne diye sakladın.. Ha kariyerin mahvolacaktı o zaman neden söyledin.. Aranda milyonlarca meridyen farkı olan bir blog yazarının bile yazı konusu olabilmişsin sevgili (pekte sevmem) martin..  Bak ünlü olmak buna mı denir acaba.. Belkide eşcinsel olduğunu söylemesen zingocan.com bloglarında görünemeyecektin ve ünlü olman bile hayal olacaktı..

Sonunu nasıl bağlayacağım bu yazının bile içine ettin sayın martin. Haberini duyunca gözlerim yaşarmadı ama üzüldüm..Aslında üzülmek fazla olur ama tepkisiz kalmadım değil.. Onlarca hayranı olan bir insan neden eşcinselliği tercih eder.. İğrençsin ricky hiç birşey demiyorum.. Şeyinden olasın ne diyim…

Buzlu Turizm ?!

Buzlu turizm ile seyehat etmeyin..Neden mi?

1.Çünkü buzlu turizm ile saat 17:00 da kalkması gereken otobüs 17:40 da  kalkar.

2.Çünkü buzlu turizm ile alacağınız biletle diğer firmaların fiyatları aynıdır

3.Eğer bir bayansanız ve buzlu turizm ile seyehat ediyorsanız her an hostlar tarafından sözel tacize uğrayabilirsiniz.

4. Eğer buzlu turizmdeyseniz istediğiniz an otobüsten inme hakkınız yoktur.

5. Öyle zaman olurki 1 dakika ile mola yerinde otobüsü kaçırırsınız.

6. Buzlu turizm diğer firmalarda olan ayrıntıların hiç biri yoktur (kişisel tv, kulaklık, kaliteli hizmet vs.)

7. Yine eğer bir bayansanız bazı hostlar size gözsel taciz uygulayabilir.

8. Buzlu turizm regal bir firmadır fakat diğer kaliteli firmalarla aynı ücrettedir.

9. Buzlu turizm 5 tl ye bilet diye kandırır fakat bu 5 tl olan biletlerin sadece 4 kişiye verildiğini belli etmez.

10. Eğer eskişehirdeyseniz ismail ayaz, nilüfer, metro, vs benzeri firmalar size her zaman daha iyi hizmet edecektir.

http://zingocan.com/wp-content/uploads/2010/01/buzlu-turizm11.jpg

Gelelim benim başıma gelen olaya..

İstanbuldan gelen bir dostumla geçirdiğim Yılbaşından sonra onu istanbula göndermek için buzlu turizm ile yaptığım bir alışveriş ve sonrasında gelen yediğim kazık, müşteri hizmetleriyle aramda geçen muhabbet ve sonrasını anlatmak durumundayım.Olay şöyle gerçekleşti:

2 gün 3 gece evimde kalan arkadaşımla geri dönmesi için henüz bir bilet almamıştık ve 3 Ocak Pazar günü saat 20:00 de okulunda olması gerekiyordu.. Saat itibariyle otogara tramvayolmamasından dolayı internet üzerinden kredi kartımızla bilet almak istedik.. Karara bağladıktan sonra buzluturizm .com .tr adresinden online bilet alışımızı gerçekleştirdik.. Ben sık sık Eskişehir – Ankara seferi düzenlediğimden dolayı dalgınlık olarak İstanbula almamız gereken bileti ankaraya aldık.

Zaman geçmeden hemen buzlu ticaret  otogar İletişimi kurarak biletimizin iptal edilmesini istedik. Bizi karşılayan müşteri hizmetleri (aslında müşteri hizmetleri değil sadece satış danışmanı, çünkü buzlu ticatetin müşteri hizmetleri servisi bulunmamakta) gayet olumlu bir tabirle tabiki paranızı geri alabilirsiniz; saat 9 dan önce gelip almanız gerekiyor dedi.

Ertesi gün otogara indiğimiz vakitte buzlu ticaret ana satış bölümüne vardığımzda bize otobüsünüz kalktı paranızı geri iade edemiyoruz tepkisini sinirsel bir tip ile ve basit bir şekilde ilgilenildi.

Olay şöyle gerçekleşti:

- Ben gece konuştım sizinle yanlış bilet aldım parayı alabilir miyim?

- Saat 8 de gelmeniz gerekirdi otobüs kalktı alamazsınız

- Otobüsle ne ilgim var ben bileti iptal ettim

- Bilet iptali söz konusu değil ancak değiştirebilirdiniz ama otobüs kalktığı için değiştiremezsiniz.

- Bakın ben işin parasında değilim, sizin müşteri ilişkileri servisinizle ya da daha yetkili biriyle görüşebilir miyim?

- Hayır daha yetkili birini bulmanız imkansız da ha fazla yardımcı olamayız.

- Ne yani yapabileceğiniz bir şey söz konusu değil mi?

- Hayır dedim.

- Peki benim var o zaman

Arada farklı muhabbetler geçti fakat bunları söylemeden önce şu konuda belirttiğim müşteri hakları bölümüne göre Buzlu Ticaret online bilet satışında hiç bir müşteri hakkı, online alışveriş kuralları ve hiçbironline müşteri desteği mevcut değildir. Biletimin ücretini geri vermiş olsa bile birçok haksızlık ve yolsuzluk önde gitmektedir.

Buzlu ticaretten alışveriş yapmayın..

Söz sırası Gmail'in babasında

          Gmail’in arkasındaki en önemli isim herkesin merak ettiği soruya cevap geldi: Google Wave asla tehdit olamaz!         
         
         
         Google’ınson derece kapsamlı ve oldukça iddialı yeni iletişim platformu GoogleWave, geleneksel e-posta için bir tehdit oluşturuyor mu? Bu sorugeçtiğimiz günlerde katıldığı bir toplantı da Gmail’in arkasındaki en önemli isim olan Paul Buchheit’e soruldu.

Buchheit, hali hazırda iletişim yöntemleri konusunda farklılık yaratan pek çok değişik aracın ortaya çıktığını söyledi. Twitter ve Facebookgibi yeni nesil online iletişim yöntemlerinin bile e-posta kullandığınıve sizi takip eden yeni kullanıcıları veya gelen mesajların sizee-posta ile Haber verildiğini hatırlattı.

Google Wave’i ise e-postayı yok edecek bir icat olarak görmediğini,Wave’in Twitter veya Facebook gibi alternatiflere bile rakipolmayacağını söyleyen Buchheit, kendisinin Google Wave’i deneyipdenemediği sorusu üzerine gülerek; “Henüz denemedim. Davetiye gelenkutumda duruyor” dedi. E-postanın kolay kolay yok olmayacağını dasöyleyen Buchheit; “E-posta ortadan yok olmayacak. Muhtemelen asla yokolmayacak. Robotlar hepimizi yok edene kadar e-postada var olmaya devamedecek” diye konuştu.

Sayın gizli tanık’ istifası

Ergenekon tutuklusu Sayın’ın avukatı Aytekin, “müvekkilim gizli tanık Anadolu” dedi ve istifa etti. Aytekin aynı zamanda ‘Cephanelik Yarbay Dönmez’in de avukatı

Birinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında tutuklu sanık Doç. Dr. Ümit Sayın’ın avukatı Mehmet Aytekin, gizli tanık olduğunu iddia ettiği Sayın’ın avukatlığını bıraktığını açıkladı. Gizli tanıkları deşifre etmenin suç olduğunu görmezden gelen Aytekin, aynı zamanda Sapanca’daki evi ve Zir Vadisi’ndeki cephaneliğin sahibi Ergenekon sanığı Yarbay Mustafa Dönmez’in de avukatı.

MÜVEKKİLİ İÇİN ‘DELİ’ DEDİ

Sayın için “Akli meleklerini yitirmiş biridir’’ diyen avukat Mehmet Aytekin “Gizli tanık olduğuna göre Ümit Sayın’ın artık avukatlığa ihtiyacı yok. Sayın’ın avukatlığını üstlenme görevimden istifa ediyorum” dedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, Avukat Aytekin’e “Ümit Sayın 26 Mayıs’ta ifade verdi” iddiasını hatırlatarak “O günden bu yana 7 ay geçmiş. Avukat olarak ne yaptınız” dedi. Aytekin, Sayın’ın gizli tanık ‘’Anadolu’’ olduğunu 7 Aralıktaki duruşmanın tutanaklarından öğrendiğini söyleyince Şengün, ‘’7 ay müvekkilinizle görüşmediniz mi?’’ sorusunu yöneltti.

DANIŞTAY SANIKLARIYLA OTURUYOR

Başkan Şengün Ümit Sayın’ın duruşmada gizli tanık olarak ifade vermediğini dile getirerek avukatın istifasıyla ilgili Sayın’a söz verdi. Sayın “Söyleyeceğim bir şey yok. Çekilmek istiyorsa çekilsin. Bana barodan başka bir avukat verildin’’ dedi. Öte yandan, Ümit Sayın’ın duruşma salonundaki yerinin değiştiği görüldü. Daha önce Ergenekon sanıklarıyla yan yana oturtulan Ümit Sayın’ın dünkü duruşmada Danıştay sanıklarının oturduğu bölüme alındığı görüldü. • HELİN ŞAHİN İSTANBUL

90 avukat ‘Kafes’ten davacı

Adana Barosuna kayıtlı yaklaşık 90 avukatın oluşturduğu Hukukun Üstünlüğü ve Demokrasi Platformu üyeleri, azınlıklara yönelik ‘’Kafes Eylem Planı’’ iddialarıyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Eylem planları ile vatandaşların aklının karıştırılmak ve Türkiye’nin darbe sürecine sokulmak istendiğini belirten Platform sözcüsü avukat Murat Şahin, “Yaşanılan bu tecrübeler ışığında bugün ortaya atılan bu iddialara bakıldığında, ortada ciddiye alınması ve tüm ayrıntılarıyla araştırılması ve soruşturulması gereken bir durum vardır” dedi. Şahin, ‘’İddia edilen eylem planının soruşturulması sırasında ordunun saygınlığı ve kurumsal bütünlüğü dikkatle korunmalıdır. Ordu bir milletin dış güvenlik kalesidir ve oradaki en küçük bir çatlak ve şüphe dahi dikkatle soruşturulmalıdır” dedi. • ADANA

‘Binbaşı Kuşçu gibiyim’

Çapraz sorgusu yapılan Danıştay sanığı Osman Yıldırım, “Adalete yardımcı olduğum için (Menderes’e darbe yapıcak 9 subayın ismini verdiği için mahkum olan Binbaşı) Samet Kuşçu’nun durumuna düştüm” dedi. Doğu Perinçek’in kendisine hakaret ettiğini belirten Yıldırım “Arkamda “Arkamda ne devlet, ne savcılık, ne de başka birşey var” dedi. Yıldırım sık sık Muzaffer Tekin’in avukatı Selin Deviren Tahtabiçen ile tartıştı.

Avukat ölü bulundu

Ergenekon tutuklu sanığı emekli Astsubay Oktay Yıldırım’ın da avukatlığını yürüten Ahmet Ülger, Bakırköy’deki evinde ölü bulundu. Ülger’in cesedi, Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından Adli Tıp morguna kaldırıldı. Avukat Ahmet Ülger, gazeteci Metin Göktepe’nin öldürülmesi davasında bazı polislerin avukatlığını yapmıştı.

Cep Telefonu Felaket Tarifesi

“70 liraya her tarafa konuş bebeeem: Domates tarifesi” diyor mesela, veriyorsun 70 kağıdı konuşuyorsun car car car…

Sonuç: 237 lira…

“A aaa… Niye ama?” diyorsun “e ama hanfendi sözleşmeyi okumadınız mı? Bilmem ne ve bilmem ne dahil değil, siz de hep o 2 bilmem neyi yapmışsın. Ayrıca bu tarifede mesaj ücreti daha pahalı. Faturanızın 135 lirası mesaj.”

“Yapma ya? Ne kadar daha pahalı mesela?”

“5 katı!”

“Oha!”

“Evet. Okumanız lazımdı. İsterseniz hemen size bir mesaj tarifesi de verelim. Biber tarifesi”

İyi peki o da olsun diyorsun, ay sonunda bu sefer de 345 lira geliyor.

“Bu ne?” diyorsun

“E ama hanfendi biber tarifesi sadece bağlı olduğunuz operatöre gönderilen mesajları kapsıyor. Öbür operatörlere yollananları değil.”

“Tamam da ben de günde 450 tane mesaj atmadım ki..”

“Evet ama bu tarifeye girince de internet daha pahalı oluyor. E siz telefonunuzu modem olarak kullanıp ha bire girmişsiniz.”

“Evet giriyorum da ne kadar daha pahalı olabilir ki?”

“On katı kadarcık”

“Çüşş…”

“Hemen size kabak tarifesi verelim, her yöne internet 18 lira 67 kuruş… Vıdı vıd vıdı vıd…”

Biraz abartarak yazdım tabii ama üç aşağı beş yukarı hadise aynen böyle cereyan ediyor. Her seksi indirimin muhakkak beter bir bindirimi var. Kaşıkla verilen muhakkak surette sapıyla geri alınıyor. Bu sefer faturamı sabitleyeceğim diye girmediğim kampanya kalmadı, çekirge gibi tarifeden tarifeye sıçradım fakat ödemeyi planladığım ücreti henüz tutturmayı başaramadım.

MB benden beter! 35 liralık tarifeye girip 250 lira ödemeyi başarmış, buna kızıp operatör değiştirmiş, bu sefer de 40 liralık tarifeye girip 310 lira ödemiş değerli bir arkadaşımız.

Bir başka arkadaşıma 2 bin 600 lira fatura geldi. Yurtdışına çıktığında yurtdışı tarifesi almış, bir arada da internete de girmiş meğer data aktarımı dahil değilmiş. Benzer bir numara benim de başıma gelmişti.

Hadi biz salağız, anlamıyoruz bu işlerden diyelim fakat operatörler anlayanları da anlamaz hale getirmek için her tür mumarayı yapıyor .

Bir başka arkadaşım da kamu tarifesinden şikayetçi. Her yöne sınırsız diye başlamış tarife, iki ay sonra 1500 dakikaya düşmüş. İyi o da yeter demiş fakat meğer bu 1500 dakikanın 500’ü sabit hat, 500’ü bağlı olduğu operatöre, 500’ü de diğer operatörlere şeklinde dağıtılmış. Bunu bilmeden carala carala konuşmuş ve manyak bir fatura gelmiş. Çünkü 500 dakikanın üstündeki konuşmalar ekstra bindirimli bir tarifeden hesap ediliyormuş. Arada üç ay geçmiş bu sefer 1200 dakikaya inmiş.

Bu arada şöyle şeyler de oluyor. 250 kontör alan 300 kontör kazanıyor diyorlar, evet kazanıyorsun da hakikaten ama kazandığın kontörleri meğer hemen o hafta harcaman gerekiyormuş. Yoksa yanıyormuş.

Daha neler neler.. Bitmek bilmeyen opertör nümeroları..

Cep telefonu tarifeleri Türk’ün Türk’e bir işkencesi gibi bir şey. Bir nevi zeka ve beceri testi. Master tezi gibi oturup çalışmak gerekiyor. Tarifeyi tutturabilene ayrıca ödül vermek lazım.

100-150 kontör hediye etseler yeridir… Diyecektim ki böyle bir şey yapsalar kesin başka bir yerden çıkartırlar acısını..

Çok acayip çook.